ATİK TAEKWONDO KURSU

ATİK AİLESİ OLARAK TAEKWONDO SPORUNU DA İŞİN EHLİNDEN GENÇLERİMİZE VE TOPLUMA KAZANDIRMAYA NİYET EYLEDİK.

Taekwondo Nedir?

Mantığın dövüş sanatı olarak tabir edebileceğimiz Taekwon-Do, kelime olarak el ve ayakla yapılan vuruşların ilmi, felsefesi anlamına gelir.

Bunu şöyle açıklayabiliriz.

TAE;                Ayak vuruşları,

KWON:           El vuruşları

DO;                 Bu dövüş sanatının tatbiki esnasındaki izlenilecek yolun ve dövüşün felsefesi değerlerinin genel adıdır.

Kişi istediği kadar esnek , istediği kadar güçlü el ve ayak vuruşlarına sahip olursa olsun eğer do kurallarını uygulamıyor ve bu sporu sadece dövüş sporu olarak görüyorsa Taekwondocu sıfatı taşıyamaz. Zira taekwondo bir saldırı değil 20 yüzyılı aşkın bir zamandan beri Kore’de bağımsız olarak geliştirilmiş ve uluslararası çağdaş bir nitelik kazanmış olan savunma sporudur. Taekwondo nun başlıca özelliği çıplak el ve ayaklarla rakibe karşı geliştirilen savunma tekniklerini içeren bir müsabaka sporu olmasıdır.

Taekwondonun tüm hareketleri. Bu sporun düşmana karşı savunma amacıyla geliştirildiğinden  bu güne kadar, savunma ruhunun eğemem olduğu bir temel üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla bu sporu saldırı olarak kullanan kimseler bu sporun ana ilkelerinden uzaklaşırlar ki taekwondo camiası içinde yer alamazlar. Vücutlarının tüm organları ile kendilerini savunmak için süper tekniklerle eğitilmiş olan taekwondocuların yalnız fiziksel güçleri değil, daha da önemlisi kendilerine olan güvenleri, herkese karşı saygılı olmaları ve disiplinleri daha çok ön plana çıkar. Taekwondocu için bütün vücut bir savunma silahıdır. Saldırganları elleri yumrukları ayakları veya diğer organları vasıtasıyla kolaylıkla tesirsiz hale getirme yeteneklerine sahiptirler.

Taekwondo kişinin güven duygusunu geliştirmesi bakımından büyük öneme sahiptir. Kendine güvenen insanlar daha zayıf olanlara karşı alçak gönüllü ve hoşgörülü olurlar. Her kaba kuvvetin arkasında kişinin aslında kendi nefsini ve benliğini öne çıkarma duygusu yatar. Bazen sudan sebeplerle, korkunç cinayetlerin işlenmesinde sebep olan şey, o sebebin cisim olarak değeri değil, kişideki benliğini ispat duygusudur.

Taekwondocu bu nedenle kendini savunma ve karşıdakini bertaraf etme konusunda eğitimli olduğundan asla kendini ispata kalkışmaz. Çünkü ispatı zaten devletin verdiği diplomadır. Bu nedenle sabırlıdır. Hiç bir taekwondocunun sokak kavgalarına karıştığı ve bir kişiyi incittiği vaki değildir. Hatta basit arbedelerde taekwondocu, tokat yemeyi bile göze alır incinir ama gururu kırılmaz ve aldırmaz. Ne zaman cana kasıt olursa saldıranında iyiliği için müdahaleci olur.

Yeni başlayan bir öğrenciye doğal olarak egzersizler ve disiplin ortamı zor gelebilir. Ancak sıkı ve disiplinli bir çalışma ile sonuca yaklaşılır. Bu sürenin uzunluğu manevi yapısına göre öğrencinin sabır ve dayanıklılığının göstergesi olarak bu vasıfları kazanmasını sağlar. Başarıya ulaşmak için öğrenci sabırlı ve dayanıklı olmak zorundadır. Bunun başka alternatifi olmadığına göre, başarabilen öğrenci belki farkında olmasa da, sabır ve dayanıklılık gibi gerçekten de insanlığın ihtiyacı olan iki vasfa sahip olmuş olur.

TAEKWONDO çalışmaları birkaç kısımdan oluşur.

1=Poomse   2=Hyank: Temel teknik kuralları, kültür fizik, temel teknik çalışması, ellik çalışması, ikili çalışma    3=Müsabaka     4=Kırış   tır.

Çalışmaya başlamadan öğrenci salona ve hocasına selam verir. Salonda 1=sessizlik    2=sigara içmemek  3=salonda uygun kıyafetle dolaşmak  4=selamlama gibi do kuralları geçerlidir. Taekwondo akli ve ruhi beceriye dayanan, bedeni ve ruhi gelişmeyi sağlayan, her yaştaki insana hitap eden bir ahlak sporudur.

Düşünülecek olursa; eğer Do olmasaydı, katı duygu ve düşünceye sahip kişiler ki, bu insanlığın oluşundan beri vardır, öğrendikleri teknikleri ve çalışmayla elde ettikleri gücü günlük yaşantılarında hoşlanmadıkları kişilere uygulardı. Yine eğer Do olmasaydı, yetiştirilen öğrenciler toplum içinde birer patlamaya hazır bomba gibi dolaşa bilirlerdi. İşte Do’ nun önemi budur. Her sporcun denetlenmesi zordur. Ancak onları yaptıkları sporu kişiye temiz ahlak üstün karakter, sabır ve dayanıklılık kazandırdığı olgusu aşılanırsa başarı elde edilir. Eğer araştırılacak olursa, hemen hemen tüm uzak doğu sporlarının kurucusu Rahip ya da Budist’tir. Demek oluyor ki TAEKWONDO sadece el ve ayakla yapılan bir dövüş değil ruhi bir motivasyon dur. Erken yaşta başlanılan taekwondo çocuğun kendine güven duygusunun artmasına, DO jank kuralları çerçevesinde toplum içinde bu saygı kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlar. Taekwondo, selam ile başlar selam ile biter. Sporcuda aranan en önemli nitelik saygı ve disiplindir.

TAEKWONDO NEZAKETLE BAŞLAYIP NEZAKETLE BİTER Sporcu salona girdiğinden itibaren tüm ciddiyetiyle bayrağı ve hocasını selamlar. Aynı şekilde hocasına onlara eğilerek karşılık verir. Bu disiplin çalışma bitene kadar devam eder. Taekwondocu her zaman Adil, tarafsız, haklıdan yana ve vatanperver olarak yetişir.

Taekwondoda kemer anlamları

Beyaz kemerMasumiyet Temizlik, saflık, hiçbir zararı olamayan, masumiyet gibi anlama gelir. Taekwondo’ya ilk başlayan ve taekwondo hakkında bir ön bilgisi olmayan sporcular takarlar.

Sarı kemer: Kök salmak Kök salmak anlamındadır. Yere atılan tohum, nasıl bir süre sonra sürgün verir kök salar ve dünyaya merhaba derse. Sarı kemere geçen bir sporcuda artık; taekwondo dünyasına kök salmış. Prensiplerini öğrenmiş ve gelişmeye hazır duruma gelmiş demektir.

Yeşil Kemer: Sürgün vermek. Sürgün vermek, büyümek anlamındadır. Taekwondo sporunda kişi, artık taekwondo ile ilgili beceriler kazanmaya başlamıştır.

Mavi kemer: Gelişmek Göğe erişmek anlamındadır. Sürgün veren ağaç nasıl bir süre sonra gelişimi tamamlar ve uzayıp görkemli bir ağaç olursa, taekwondocuda artık gelişimini tamamlamış, temel teknikleri öğrenmiş yavaş yavaş olgunlaşmaya başlamıştır.

Kırmızı kemer: Tehlike Tehlike manasındadır. Kırmızı kemerdeki bir taekwondocu artık dikkate alınacak bir yapıya sahiptir. Kendisine saldıran rakiplerini uyaran ama ikazını dinlemeyip üzerine gelen muhaliflerini kolayca bertaraf edecek yapıdadır.

Siyah kemer: Olgunluk Olgunluk anlamına gelir. Beyazın tam zıddıdır. Taekwondo da olgunluğu ve profesyonelliği temsil eder. Tehlikelerden çekinmez ve korku bilmez bir karakter yapısını içerir. Siyah kemer takınan sporcu hem fizik olarak mükemmel bir estetiğe ve  ruh hali olarak toplum ahlak kurallarının zirvesinde bir kişiliğe ulaşmış demektir.

 

Taekwondo nun faydaları

Taekwondonun Faydaları diğer spor branşlarıyla hemen hemen ortaklık içerir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

1-Fizyolojik 2-Psikolojik 3-Sosyolojik

Fizyolojik ve biyolojik faydaları Daha enerjik bir organizma sağlar. Bedensel ve zihinsel yorgunluklara karşı direnci arttırır. Kilo almayı önler vücut yağını düşürür. Bedensen işlerde geç yorulmayı erken dinlenmeyi sağlar. İç salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Vücutta kılcal damar sayısı artar. Kalp üzerinde olumlu etkilere yol açar. Kalp volümü artar, Kalbin pompaladığı kan miktarı arar. Sol ventrükülde hipertrofi olur, Kalbi besleyen kroner damarlar genişler.

Sosyolojik faydaları Farklı toplumların insanlarını kaynaştırır. Belli amaçlara ulaşmada eğitsel bir amaçtır. Grup çalışmaları ile fertler arasında karşılıklı işbirliği ve dayanışmayı geliştirir. Fertlerin kurallara uymasını ve dürüst olma özelliklerini geliştirir. Fertler arasındaki sosyalleşme sürecini hızlandırır. Her yaş meslek ve cinsten insanın boş zamanını değerlendirmesinde etkili bir araçtır. Milletçe ihtiyaç duyulan karşılıklı sevgi ve saygı bağlarını kuvvetlendirir. Kötü alışkanlıklardan uzak tutar, toplum dışı fertleri topluma kazandırır. İnsanların çalışma ortamlarında yaşadıkları stres  ve baskılardan kurtulmalarında bir araçtır. Kişilerin toplum içinde statü kazanmalarını sağlar.

Psikolojik faydaları İradeyi kuvvetlendirir zekâyı geliştirir. Telafi mekanizması olarak kompleksli insanların tedavisine katkı sağlar. Seksüel dürtüleri fiziki harcamalara çevirir. Kişiliği olumlu yönde geliştirir, mücadele ve dayanma gücünü arttırır. Pozisyonlara ve sürpriz gelişen durumlara uyum sağlayabilme  ve anında karar verebilme özelliklerini geliştirir, sorumluluk duygusunun oluşmasını sağlar. İnsanın kendini yenilemesine yol açar ve hoşgörü duygularını geliştirir.

 

Taekwondo ve Çocuk

 

Sevgili Anne ve babalar… Çocuğunuzun gün gelip bir Avrupa Şampiyonasında, bir Dünya Şampiyonasında veya niye olmasın ki, Olimpiyat oyunlarında madalya kürsüsüne çıkıp istiklal marşımızı dinletmesini istemez misiniz? O zaman ebeveyn olarak sizlere de düşen bir takım görevler ve sorumluluklar vardır. Zira güzümüzde uluslararası başarılar; Antrenör, sporcu ve aile arasında kurulan ve her üçünün de görevini mükemmel yapması sonucu ortaya çıkan  uyumlu bir çalışma neticesinde kazanılmaktadır. Çocuğunuzun taekwondo ile veya yapısına uygun olarak sporun herhangi bir dalıyla ilgilenmesini teşvik ederek ,Türk sporunun dünya konjoktüründe ki başarısında sizde söz sahibi olunuz….

Taekwondo salonuna gitmek çocukta bir eğlence olarak başlar. Henüz spor bilinci tam olarak yerleşmediği için taekwondo salonunu gitmekle çocuk parkına gitmek arasında bir fark görmez. Bu nedenle 8-10 yaş arası çotuklarda spor  yaşantısı kendi istek ve arzuları ile değil genellikle anne ve babaların yönlendirmesi sonucu olur. Bu yönlendirme ile spora başlayan çocukta ilk gelişen ve psikologlar açısından en önemli aşamalardan biri sayılan;

1-“Eğlence ve arkadaşlığın sürdüğü bir yere ait olma duygusu” gelişir. Çocuğun aileden sonra sosyal aktivitelere katıldığı ve toplum içinde yaşama duygularının geliştiği yer okuludur. Çocuk okul yaşantısında yavaş yavaş, birlikte hareket etme, çalışma, sevinç ve üzüntüleri paylaşma, ortak kullanma, disiplinli ve planlı hareket etme, kendi kendine karar verme  gibi olguları öğrenmeye ve uygulamaya başlar. Aile yaşantısından aldığı eğitimle bu uyum süreci kısa veya daha uzun olabilir. Ancak genelde karşılaşılan durum, çocukların toplum hayatına katılmada çekingen davrandıkları, bazılarının ise daha içine kapanık  ve uyumsuz olduklarıdır. Bu uyum dönemini en aza indirecek aktivitelerden biri spor yaşantısıdır. TAEKWONDO sporuna ilk başlayan 8-10 yaş arası sporcunun ilk olarak salona kaydı yapılır. Kendisine Taekwondo federasyonunun kimlik kartı ve dabok denilen özel üniforma ve nişan olarak beyaz kuşak verilir. Bunlar belki çocuğun hayatında kendi adına aldığı ve şahsiyetine değer verildiğini ifade eden ilk belgedir. Bu tıpkı okumaya il başlayan bir çocuğa öğretmeninin taktığı kırmızı kurdeleye benzer. Bir il veya ilçede taekwondo salonuna devam eden ve belgeli spor yapan çocuk sayısı elbette azdır. Bu nedenle çocuk bir spor Kulübüne üye olma Duygusu ile yaşadığı ortamda ve okulunda kendisini farklı hissetmeye başlar. Çünkü çocuk olmasına rağmen arkadaşlarından farklı olarak bir Kulüp üyesidir, onlardan farklı bir aktivite yapmaktadır, farklı bir şeyler üretmektedir ve kendisine hayatında ilk defa karşılaştığı insanlar tarafından değer verilmektedir. Çocuk aile fertlerini kendisi seçmez, Anne, babasını ve kardeşlerini hazır bulur. Okul yaşantısı da bu şekildedir. Kendi seçmez, yaşı geldiği ve gitmesi gerektiği için gider. Oysa spor kulübüne gitmek kendi tercihindedir. Çocuğun hayatında kendi tercihiyle, seçerek gittiği ilk sosyal yapı spor Kulübüdür. Bu nedenle isteyerek gittiği için aktivitelere katılması ve sosyal olarak topluma uyum göstermesi de o denli kolay olur. Taekwondo ilk başlayan öğrenciye ağır antrenman periyodu değil günlük eğlenceler sunar. Çocuk eğlendiğini zannederken farkında olmadan arkadaşlarına katılmaya onlarla ortak eylem içine girmeye başlar. Çünkü taekwondo aktiviteleri kişinin kendi başına yapamadığı ve muhakkak birkaç partnere (Arkadaşa) ihtiyaç duyulan aktivitelerdir. Taekwondo sporuna birkaç ay devam eden çocuğunuzu seyretmeye gittiğinizde onun bir balerinin yaptığı gibi bir takım estetik hareketleri yaptığını, çalışma ortamında hareketleri yaparken bağırdığını ancak bağırırken kendisini seyredenlerden utanmadığını, hatta seyircilere bildiklerini göstermekten büyük bir haz aldığını fark edeceksiniz. Zaman zaman televizyonlarda Gülme, bağırma, ağlama yarışmaları tertip edildiğini seyredersiniz. Bu yarışmalardan amaç ez fazla bağıranı bulmak, en çok güleni tespit etmek değildir. Aslında o yarışmalar psikologlar tarafından düzenlenen ve topluma uyum zorluğu çeken çocuklar ve gençlerin ustaca getirilip araya sıkıştırıldığı tedavi seanslarıdır. Amaç deşarjı yaptırılarak ve sıkılganlığın atılarak toplumla uyum sağlanmasını elde etmektir. Taekwondo sporunda aktivasyon küçük yaşlarda başlar. Bu spora devam eden çocuklarda sıkılganlık olmaması, topluma çabuk karışma ve birlikte hareket etme gibi duyguların doruk noktada bulunmasının sebebi budur.

2-Taekwondo sporu çocuğunuzun kendine güvenini  geliştirir ve güçlülük duygusu sağlar.

Taekwondo bir savunma sporu olarak çocuğunuza yavaş yavaş savunma tekniklerini öğretir. Bu normal bir insanın beceremeyeceği özel çalışma sonucu kazanılan kabiliyetlerdir. Bu teknikleri bilen çocuğunuzda kendine güven gelir. Ancak salonda çok aktif duran arkadaşlarıyla vuran kıran çocuğunuzun sosyal yaşantısında tam tersi bir tavır takındığını görürsünüz. Dövüş tekniklerini bilen bir çocuğun nasıl olurda günlük yaşantısında çok sakin bir insan olabileceği belki size ilk anda tezat gibi gelebilir. Zira Bu tür dövüş sanatları sporlarıyla uğraşanların hiç bir zaman televizyon ve gazetelerde bir kavgaya, bir cinayete veya olumsuz bir davranışa katıldığı haber olmamıştır. Haber olamaz çünkü istisnalar olsa bile  sporcuların bu tür nahoş girişimlere katılmasının imkânı yoktur. Bunun arkasında aslında ince psikolojik tahliller vardır.

Şöyle ki: Okul öncesi eğitimde öğretmenler asla çocuğunuza okuma ve yazma öğretmemenizi tavsiye eder. Öğretmenlerin tercihi okula başlayan çocukların aynı eğitim seviyesinde olmasıdır. Daha birinci sınıfta olduğu halde okuyabilen yazabilen, kavrayabilen bir çocuk genellikle üst sınıfa aktarılır. Bu çocuğun çok zekâlı olduğundan değil. İlk sınıfta çekeceği uyum zorluğundandır. Bilen çocuk derslere katılmaz. İçine kapanır. Arkadaşlarıyla bir şeyler paylaşma duygusunu kaybeder. Kısaca bir konuyu bilen kişi, o konuyu yeni öğrenmeye veya uygulamaya çalışılan bir ortama karşı kayıtsız ve ilgisiz kalır. Bu kendine güven duygusundan ve bilmekten kaynaklanır. Gazete haberlerinde veya televizyonlarda çok seyrederiz. “Komşunun tavuğu komşunun bahçesine girmiş. Çıkan tartışmada 3 kişi bıçaklanmış bir kişi ölmüş. “10 milyon borcunu istemeye gitmiş alacaklısı tarafından öldürülmüş” Yoldan geçerken omuzu çarptı diye filan filanı öldürmüş” Burada aslında sebep olan faktör, tavuk, 10 milyon para veya omuzun omuza çarpması değildir. Kişinin kendi nefsinin başkasından üstün olduğunu ispat duygusudur. Her insanın nefsinde, egosunda başkalarından üstün olma duygusu yatar. Ve zaman zaman bunu ispat etmeye çalışır. Bu insanın fıtratında olan ve zaman zaman kişinin kendisine de zarar veren kötü huylardan biridir. Kişi bu duygusunu dizginleyip en alt seviyeye düşürdüğü zaman mükemmelleşir. Toplum hayatında sevilmeye ve yer edinmeye başlar. İslam tasavvufunda bu en kötü nefse nefsi emmare denir. Terbiyesi  şarttır. Aksi halde kişiyi tavuk için adam öldüren bir insan tipine dahi dönüştürür. Taekwondo sporuna başlayan biri zamanla tüm dövüş tekniklerini spor bilinci altında öğrenir. Yaptığı işi bir spor alı olarak kavrar ve uygular. Ancak yapı itibariyle kendisine saldıracak 15-20 kişiyi etkisiz bırakacak bir tekniğe kavuşur. Bu nedenle kendisine diploma verilir. Terfi ettirilir. Diploma ve kemer adı altında verilen nişanlar  “dövüş tekniklerini bildiğinin   belgeleridir”. Bir sporcu buna o kadar değer verir ki. Yıllardır alın teriyle kazandığı bu değer yargılarını adi kokak kavgalarına düşürmez. Sokak kavgalarına itibar etmez. Kendine sataşan insanlara karşı,-“Hayır ben senden daha üstünüm diyerek” fiziksel üstünlüğünü ispata kalkışmaz. Gücünün ve değerinin farkında olduğu için karşısındaki insana karşı acıma duygusu ön plana çıkar. Hatta  herkesten önce okumayı bilen çocuğun sınıfta derslere katılmaması gibi, Kavga tekniklerini çok iyi bildiğinden öyle adi sokak kavgalarına o kadar ilgisiz davranır ki dönüp arkasını bile bakmaz. Ne zaman canına kast ediliyorsa  vücudu bir refleks olarak harekete geçer ki bu hem kendi hem de saldırganın iyiliği için gerekir. Çünkü kendi hayatını kurtardığı gibi, bıçakla gelen rakibini en kısa ve basit şekilde etkisiz bırakarak katil olmasını ve ömrünü hapiste geçirmesini engeller. Çocuğunuzu taekwondo yaşantısının daha ilk senesinde gözleyin. Önceden haşarı olan, sağla solla kavga eden ve kendisine sataşanlara bir şey yapamadığı için eziklik duygusu ile ağlayarak size şikayete gelen çocuğunuzun, Taekwondoya başladıktan sonra kimseyle kavga etmediğini kendisine sataşanlara bile ilgisiz kalıp arkasını dönüp yoluna devam ettiğini, bu esnada bir şey yapmadığı için eziklik duygusu yaşamadığını ve zavallılık kompleksine düşmediğini görürsünüz. Bu bilmekten, kendini güçlü hissetmekten ve acıma duygusunun gelişmesinden doğan bir durumdur. Unutmayın bir konuda kendini ispata kalkışanlar o konunun cahilleridir. Bilen insanlar az konuşur en sonunda öz konuşurlar.

3-Taekwondo sporu mental yeteneği arttırır ve karar verme süresini çabuklaştırır. Spor yapan her çocukta olduğu gibi bir süre sonra çotuğunuzda da akil melekelerin  arttığını   fark edeceksiniz. Taekwondoda müsabaka teknikleri 5 veya 6 civarındadır. Bunun dışındaki tüm savunma ve müsabaka teknikleri bu temel hareketlerin kombinasyonlarından oluşur. Bunları geliştirmek ve uygulamak çocuğun becerisine kalır. Çocuk bu tekniklerden kombine hareketler çıkarmak için kendini zorlar. Zihni devamlı çalışır. Kuşak imtihanlarındaki temel hareketler basit eksersizler olup. Şekil olarak çocuk bunları çabuk kavrar ve ezberler bu hareketlerin tekrarı ve devamlı çalışılması çocuğun akli becerilerini devamlı zorlar. Taekwondo bir saldırı değil savunma sporudur. Kişiye karşı yapılabilen her hareketin bir kombine hareketi vardır. Savunmada çabukluk, sürat, güç ve refleks tepki çok önemli olduğundan genelde bu beceriler gelişir. Yani çocukta bir davranış şekline   cevap verme yeteneği refleks olarak ve en doğru olanını tespit etmek suretiyle artar. Çocuk bu becerilerini günlük hayata da taşır. Nasıl ki taekwondoda saniyenin en kısa anında en doğru kararı vermesi gerekiyor aksi halde kaybedeceğini biliyorsa, günlük hayatta da en doğru kararı en kısa zamanda verme kabiliyeti artar. Spor yapan çocuklarda zihin devamlı açık olur. Uyuklama, pasivite ortadan kalkar. Anlatılanları anlama kabiliyeti gelişir. Taekwondo çalışması  çocuklar için azdan çoğa doğru bir periyot izleyerek 1-1,5 saatlik bir antrenman verir. Çocuğun aktivitesi bu antrenman periyodunda gittikçe artar ve zirvede iken sonuçlanır. Bu davranış biçimi çocuk mantalitesinde bir alışkanlık hale gelir. Misal olarak diğer çocuklarda okulda görülen derslerin son saatlerindeki uyuklama ve bıkkınlık hali spor yapan çocuklarda rastlanmaz. Bu vücut direncinin kuvvetinde ve vücudun sürekli artan bir şekilde aktiviteye hazır olduğundandır.

4-Taekwondo sporu her spor dalı gibi kemik yoğunluğunu arttırır ve enfeksiyonlara karşı vücut direncini sağlar.

Taekwondo sporuna devam eden çocukların kemik yapıları, yapılan eksersizler neticesinde kuvvetlenir. Bu osteoparoza karşı ve diğer kemik, kas hastalıklarına karşı en önemli tedbirdir. Sıhhatli bir yapıya kavuşması için çocuğunuzu taekwondoya gönderin. Avrupa şampiyonu ve dünyanın en teknik sporcularından biri seçilen Bahri Tanrıkulun’un bir kemik hastalığı sonucu doktorlar tarafından tavsiye ile ailesince spora başlatıldığını biliyor musunuz? İnsanoğlu devamlı mikroorganizmalarla beraber yaşar. Enfeksiyona neden olan mikroplar her an her yanımızda bulunmaktadır. Ağızımız da bile 1 milimetreküp tükürükte 4 milyon bakteri vardır. Bunlar vücut direnci düşerse iş başına geçerler ve hastalık yaparlar. Spor yapan çocuklarda  hastalığa yakalanma ihtimali düşer veya hastalıklar kolayca ve kısa sürede atlatılır.

 

Taekwondo çalışmanın esas amacı Nedir?

Taekwondo çalışmasındaki esas amaç sadece nasıl dövüşüleceğini öğrenmek değildir. Self-Defans (savunma)becerileri ve teknikleri elbette önemlidir. Ancak buda taekwondo çalışılmasındaki gayenin ana noktası olamaz. Gerçek dövüş sanatçıları tüm çabalarını sadece fiziksel  değil akli ve ruhi becerilerini geliştirmek için harcarlar. Öğrencilerinde de dövüş ve muharebe becerilerinin terbiyesiyle uğraşırken aynı anda bu üç temel öğenin gelişmesi ve toplumun istediği mükemmelliğe ulaşmasını isterler. Karakter gelişimi olmadan dövüş becerilerinin artmasının taekwondoda hiç bir yeri olamaz. Taekwondoda sorumluluklar, her zaman teknik becerilerden önce gelir. Gerçek taekwondocular gereksiz çatışmalar ve tartışmalardan kaçınır ve hiç bir zaman sokak dövüşünü ciddiye almazlar. Karşısına çıkan adaletsiz, haksız tehlikeler karşısında, mutlaka onları ortadan kaldırmak için dövüşür. Taekwondocunun hedefi kişi veya kişiler değil haksızlık ve adaletsizliklerdir. Dövüşmenin sebebi gerçek bir taekwondocu ve sıradan bir dövüşçü arasındaki farkı ortaya kor. Sıradan bir dövüşçü nefsi bir şeyi elde etmek için, tanınmak için, gurur ve kibrinden dolayı ve para için dövüşür. Taekwondocu ise sadece bir ideal ve amaç için dövüşebilir. Taekwondocunun ruhunda barış ve kardeşlik duyguları hakimdir. Tüm taekwondo salonları öncelikle bu ruhu sporcularına vermek için çalışırlar. Self defans teknikleri verilirken özellikle taekwondonun bu vasfı üzerine vurgu yapılır. Taekwondocular her zaman mükemmelliğe ulaşmak için çabalarlar. Sadece derece, rütbe geçip kemer rengi elde etmekten öte sporcuların sosyalleşmesi, toplumda kendine öz güvenlerinin artması, paylaşma, karşılıklı saygı, tahammül, sabır, tevazu, hoşgörü gibi ruhi melekelerinin artması üzerinde durulur. Akıl sürekli çalıştırılarak zinde tutulur, çabuk karar verme, uygulama, doğru olanı anında seçme, gibi akli melekeler arttırılır. Beden, Ruh ve akıl gelişimi birlikte işlenir. Bu tutum ve yaklaşım tarzı taekwondo pratiğinin değerini ve niçin yapılması gerektiğini ortaya koyar.

Taekwondo hayatı mükemmelleştirmenin yol ve yöntemlerinden biridir.

 

Bir cevap yazın